Ülkemizde karayoluyla tehlikeli madde taşımacılığında tarafların sorumluluklarının hukuki çerçevesi
Abstract
İş Sağlığı ve Güvenliği, günümüzde medeni toplumlarda bireylere verilen değerin somut olarak yansıması biçiminde ve sürekli olarak değişime hazır bir bilimsel çalışma olarak kabul edilmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliğinde temel amaç toplumlarda ve örgütlerde istihdam imkanı sunan kişileri olası iş kazalarından ve bulaşıcı meslek hastalıklarından uzak tutarak, kamusal alanlarda tehlikeli maddelerin taşımasına ilişkin uygun önlemleri almak adına devlet eliyle yaptırımları oluşturmak, çalışanlar ve toplum için daha güvenli ortamlarda çalışma imkanı sağlayarak; sosyal, ekonomik, hukuki ve idari açıdan sağlıklı koşullar yaratmaktır. Ciddi bir ilerleme kaydeden sanayileşme durumu, ile birlikte tehlikeli maddelerin başka alanlara taşınması hızlı bir biçimde artmaktadır.Tehlikeli olan maddelerin karayolu vasıtasıyla taşınma durumu esnasında can ve mal kaybı ile çevre felaketleri gibi önemli risklerin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Tehlikeli madde taşımacılığı, ADR mevzuatında ayrıntılı olarak detaylandırılmaktadır. ADR yalnızca bu taşımanın yalnızca karayolu boyutunu meydana getirmektedir. Kendi arasında modlara ayrılan tehlikeli madde taşımacılığının, farklı taşıma modları için de geçerli ayrı ayrı kuralları ve uygulamaları bulunmaktadır. Taşımalar esnasında oluşabilecek risk faktörünü minimuma indirmek için, gerek ulusal ve gerekse de uluslararası arenada anlaşmalar yapılmış ve sorumlular atanmıştır. Bu çalışmada en genel biçimiyle buna değinilecektir.